Zamanın muğlak standartları

Önceki yıllarda en çok 2019 yılında Vahit Tuna’nın erkek cinayetine kurban giden kadınlara ithafen yaptığı “İsimsiz” adı verilen ve iki duvara boydan boya ayakkabıların asıldığı projeyle gündeme gelmişti.

SOSYAL MEDYADA İLGİ BÜYÜK

Nisan ayında hayata geçen dokuzuncu proje. Cansu Cürgen ve Avşar Gürpınar’ın “Balık Kavağa Çıkınca” isimli çalışması, zamanı başka bir açıdan sahiplenerek gündelik fragmanları ve muğlak ifadelerini LED ekranlara taşıyor. Cürgen ve Gürpınar, “Muğlak Standartlar Enstitüsü” adını verdikleri bir sanat oluşumunun kurucuları. Dilimize geçmiş ama çok da mantıklı bir anlam ifade etmeyen kelimeleri, cümleleri ve deyimleri 2014 yılından bu yana kayıt altına alıyorlar. Bu projede de LED tabelalarda o kelimeleri görüyoruz.

(Cansu Cürgen ve Avşar Gürpınar)

‘ÜÇ VAKTE KADAR, BİR AN…’

Ekim ayına kadar Yanköşe’de sergilenecek eserle ilgili Cürgen ve Gürpınar, şunları söylüyor: “İnsanlık bin yıllardır zamanı tanımlamak ve hayatı bu eksende idame ettirmek için çaba gösteriyor. Ancak mantığın ve bilimin dışında kültürde ve dilde bambaşka bir zaman algısı mevcut. Balık Kavağa Çıkınca ile her zaman dilimizde olan bu kavramları yeniden göz önüne serdik. Balık Kavağa Çıkınca’nın çıkış noktası ‘bir an’, ‘üç vakte kadar’, ‘göz açıp kapayıncaya dek’ gibi zamanın, dilde yerleşik ancak matematiksel tercümesi neredeyse imkânsız olan muğlak ifadeleri… Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ eserinde kaleme almış olduğu üzere, ‘Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır. Bu da gösterir ki zaman ve mekân, insanla mevcuttur!’ Biz de bu eserde insanın ve insanlığın zaman ile tuhaf ve kendine has ilişkisini göstermek istedik.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir